Lida ile Sağlıklı Zayıflayın

Tütün neden zararlı?

27/1/2009 · Kategori: Lida Orjinal

Tütün kullanımı yaklaşık 200 yıl öncesine kadar gidiyor. İlk zamanlarda tütünün sağlığa iyi geldiği düşünülüyordu. Tütünnın zararları 1950’li yıllara kadar çok fazla bilinmiyordu. Ancak, daha sonraki yıllarda yapılan araştırmalar, tütünnın insan sağlığına gerçekten zararlı olduğunu ortaya çıkardı. Tütün dumanında sıhhat açısından zararlı yüzlerce (bu sayı abartılmamıştır) madde bulunmaktadır. Örnek vermek gerekirse, bunların en çok bilinenlerinden birkaç tanesi ; amonyak, terebentin, kadmiyum, insektisitler, naftalin, aseton, arsenik, formal, hidrojen siyanür, radon, polenyum, deterjanlar...

Bunların bir çoğu kanserojendir. Ayrıca tütün ve tütünnın sarıldığı kağıdın yanmasından dolayı açığa çıkan maddeler ve katran da yine konserojen maddeler arasındadır.

Kalıp - Damar sağlığı açısından özellikle tehlikeli olan maddeler ise nikotin ve karbonmonoksittir. Nikotin kalp artışlarını hızlandırır, tansiyonu yükseltir, kan pıhtılaşmasını arttırır. Yani kalbin yükünü ve oksijen ihtiyacını arttırır. Bütün yanma olaylarında açığa çıkan zehirli bir gaz olan karbonmonoksit ise, kandaki oksijen ile birleşerek kanda bulunan oksijen miktarını düşürür. Sonuç olarak nikotin nedeniyle oksijene gereksinimi artmış olan kalp, kanda yeterli oksijeni bulamaz ve işi çok daha zorlaşır.

 

Tütün kullanımı ile doğrudan ilişkisi olduğu kanıtlanmış Zayıflamaları şöyle sıralıyalım: Ağız kanserleri, sindirim sistemi kanserleri, solunum sistemi kanserleri, akciğer Zayıflamaları, kalp ve damar Zayıflamaları, ülser, mesane kanseri.

 

Dünya Sıhhat Örgütü’ne göre dünyada 1 milyar 100 milyon insan tütün içiyor. Erkekleri %47si, kadınların %12’si tütün tiryakisi. Ayrıca, son yıllarda tütün içen kadınların sayısında nispeten daha fazla bir artış olduğu gözlemlenmektedir. Bu da dünyaya yeni gelecek nesillerin sağlığını direkt olarak etkileyecektir. Son rakamlara göre, dünyada yılda 3 milyon kişi tütünya bağlı Zayıflamalar nedeniyle ölmektedir.

Şimdi hemen yeri gelmişken önemli bir mevzuya değinmek gerekiyor. Örneğin; akciğer kanserinin tütünya bağlı olarak meydana geldiği heryerde söyleniyor. Fakat siz daha geçen ay akciğer kanserinden ölen bir tanıdığınızın hiç tütün içmediğini biliyorsunuz ve profesörlerın biraz fazla abarttığını düşünüyorsunuz. Bunun açıklaması şöyle: Akciğer kanserinin 4 türü vardır; hatta bunların da alt grupları vardır. Bunların içinde tütün kullanımı ile doğrudan ilgili olanlar (%60) zaten en sık görülen kanser türleridir. Tütün ile ilgisi olmayan ise, çok daha az oranda görülen bir kanser türüdür.

 

İngiltere’de yapılan bir incelemeye göre günde 20 tütün’dan fazla içenlerin %40’ı, daha emeklilik yaşına gelmeden ölmektedir. Oysa tütün içmeyenlerde bu oran %15’dir.

 

Bir de pasif içici kavramı var. Tütünü içen kişi, eğer filtreli tütün içiyorsa, bu filtre bir miktar zararlı maddenin geçişini engelleyebilir. Halbuki tütünnın ucundan havaya karışan duman hiçbir süzgeçten geçmediği için daha tehlikelidir. Yani uzun süre bu dumana maruz kalan ve pasif içici denilen kişiler de tehlike altındadır. Ayrıca unutmamak gerekir ki, tütünü içen kişi de havaya yayılan bu dumanı yine solumaktadır. Tütün içilen evlerdeki küçük çocuklarımız bronşit ve zatürre gibi solunum yolu Zayıflamalarına daha sık yakalanırlar. Pasif içici olduklarından akciğer kanseri açısından risk grubundadırlar ve ileride tütün içmeye daha çok eğimli olurlar.

Özellikle gelişmiş ülkelerde kamuoyuna yansıyan bu sonuçlar ve alınan tedbirler sonucunda tütün kullanımı %50 ye varan oranlarda azaltılmıştır. ABD, İngiltere, Kanada bu mevzuda başarılı ülkeler arasındadır.

 

Öte yandan, aynı zamanda tütün üreticisi olan bu ülkeler, gelişmekte olan ülkelerde edindikleri pazarlarını büyütme çabası içindedirler.

 

 

Tütünü bırakan bir insanın vücudunda ne gibi olumlu gelişmeler olur?

20 dk sonra tansiyon ve nabız normale döner.

8 saat sonra vücut kendini yenilemeye başlar. Kan oksijeni normal düzeye çıkar.

24 saat sonra kalp krizi riski azalmaya başlar. 1 yıl sonra yarıya düşer.

48 saat sonra duyu organları iyi çalışmaya başlar. Tat ve koku duyusu düzelir. Cilt kendini yeniler.

72 saat sonra Akciğer kapasitesi artar, solunum rahatlar.

2 hafta sonra efor kapasitesi artar (Yürüme, merdiven çıkma…).

1-9 ay içinde akciğer hücreleri yenilenir. Akciğer Zayıflamaları (zatürre gibi) riski azaltır. Öksürük, nefes darlığı düzelir.

5 yıl sonra ağız, boğaz, yemek borusu kanserleri riski %50 azalır.

Pankreas, mesane, rahim kanseri riski azalır.

Sindirim sistemi ülseri riski azalır.

Tütün gebelikten önce ya da gebeliğin ilk 3 ayında bırakılırsa erken gebe riski ve düşük gebe kilolu bebek doğurma riski, içmeyenlerdeki düzeye iner.

Koroner kalp zayıflamayı riski tütünnın bırakılmasından 15 yıl sonra tütün içmeyenlerin düzeyine iner.

Aynı evde yaşayan küçük cocuklar ve bebeklerin, solunum yolu Zayıflamalarına yakalanma riski azalır.

 

 

Tütün içen bir kişiyi bırakmaya iten nedenler nelerdir?

Tütünya bağlı bir zayıflamayın ortaya çıkması.

Fiyatın pahalı gelmesi.

Tütünnın zararları hakkındaki yayınlar.

Çevresi tarafından bırakmaya yönelik teşvik, kınama.

Kapalı yerlerde tütün içiminin yasaklanması.

 

Gelişmiş ülkelerde tütünnın zararları hakkındaki yazılar, tütünnın fiyatı, kınama ve yasaklamalar etkili olmaktadır; ancak, bizim insanımızı bir zayıflamayın ortaya çıkması daha çok etkilemektedir. Örneğin, kalp krizi geçirmiş veya by-pass ameliyatı olmuş hastaların tütünü bırakma oranları yüksektir ve başarılıdır.

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır