Lida ile Sağlıklı Zayıflayın

Süt

2/12/2009 ·

Size süt intoleransı sorunum olabilir mi? Belki tanıdığınız bir süt intoleransı sorunum ve sadece bu sağlık durumu hakkında daha fazla bilgi edinmek istiyorum. Slimming.co.uk yardımı ile, bu konuda bilgi sahibi olmak için ihtiyacınız olan tüm cevapları bulabilirsiniz. Bu sağlık sık bebeklerde etkileyen, anne olsun veya olmasın, çocuklarının süt intoleransı sorunum tanımayabilir gerekir. Bir Gammaz işaretler bu durumun ilgili birkaçıdır.

Çocuklar süt intoleransı gelen kusma ve ishal, karın ağrısı ve egzama bazen kalkınma karşılaşabilirsiniz acı. Eğer kovan veya görünür çocuk, daha sonra süt alerji ve olabilir böylece acil tıbbi müdahale gerektirir zorluklar nefes deneyimler. Yetersizlik süt sindirmek hakkında iyi bir haber birçok bebeklerin dışarı-bu sağlık büyümek olduğunu.

Bu sağlık sorunu oldukça basit bir yetersizlik düzgün sindirimi kaynaklanıyor ve laktoz emer, doğal şeker süt ürünleri gibi protein için hoşgörü olası bir eksikliği bulunan süt bulundu. Ise ikinci durum, tespit etmek, bir yetersizlik laktoz sindirimi tanımlamak oldukça kolaydır zordur. Bu durum zaman vücut düşük bir miktarı veya tamamen laktaz eksikliği oluşur. Laktaz bu laktoz sindirim yardımcı olur ve o ezelî laktoz sindirilmemiş kolon için geçer bir enzim, sindirim sorunları ve rahatsızlığa neden oluyor.

Eğer bu durum olabilir biliyorum ya da kimse düşünmek, bir muayene ve değerlendirme için doktorunuza danışın. Geçici, slimming.co.uk izin olarak bulmak daha fazlasını ve süt ile sindirim savaş sonunda yardım yardım!

Yorum (yok) Yorum yaz!

Lida Nasıl Kullanılır ?

26/10/2009 · Kategori: Lida Orjinal

Lida zayıflama kapsülü kullanımında yan etkileri en az şekilde yaşamak için dikkat edilmesi gereken unsurlar bulunmaktadır.

Lida Nasıl Kullanılır ?

Lidanın sabah kahvaltısından 30 dk. önce alınması gerektiğini tüm kullanıcıların bilir ama sabah kahvaltısının doyurucu bir şekilde yapılması şarttır. Çünkü lida gün içerisinde sizi tok tutacaktır ve lidanın tam verim verebilmesi için karnınızın tamamen dok olması gerekmektedir.

Lida kapsülünü yutarken 2 bardak ılık suyla içiniz ve gün içerisinde 2 veya 3 litre su tüketimi yapınız. Yazının kalanını okuyun »

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

Lida’da Sibutramin ve Termojen Etki

24/10/2009 ·

Lida‘nın diğer ürünler gibi içinde sibutramin olmadığını, tamamen doğal olarak termojen etki yarattığını isterseniz sizde görebilirsiniz.
Zayıflama literatüründe iştahı kesip metabolizmayı hızlandıran 3 madde mevcuttur.

* Sinefrint
* Efedra
* Sibutramin

Bu üç maddede yemek ve tatlı isteğini azaltan, metabolizmayı hızlandırıp, yağ depolarının enerjiye dönüştürülmesini sağlamaktadır. Efedra ve sibutramin kimyasal maddelerdir. İnsan sağlığıyla ilgili olumsuz yan etkileri olduğu tespit edildiğinden bir çok ülkede yasaklanmıştır.

Efedra: 2003 yılının Aralık ayında FDA ( Amerika gıda ve araştırma merkezi ) tarafından yasaklanan efedra, diyet haplarında kafein ile birlikte kullanıldıklarından yan etkileri çok fazladır. Efedrinin ( psödoefedrin, metilefedrin, norpsödoefedrin, norefedrin vb. gibi ) bileşikleride mevcuttur. Bu bileşenlerinde de efedranın yan etkilerini aynısı görülmektedir.

Diyet haplarının içeriğinde kesinlikle efedra yazmaz. Görülen yan etkileri: Yüksek tansiyon, düzensiz kalp atışı, felç, nöbet, kalp kırizi, baş ağrısı, asabi davranışlar uyku bozuklukları hatta ölüm bile görülebilmektedir. Ma huang ve diğer diyet haplarında kafeinle birlikte bulunmaktadır. Bu nedenle efedrin ve bileşenlerinin olduğu zayıflama ürünlerinden uzak durulmalıdır.

Sibutramin: ( Lidada sibutramin iddiası ) obezite tedavisinde kullanılan iştah kesme ve metabolizmayı hızlandırma etkisiyle var olduğu bilinen kimyasal bir maddedir. Ticari adı Amerika’da meridia, Avrupa’da reductildir. Abbott laboratuarlarında üretilmektedir. Yan etkileri bazı hastalıklar ve kullanılan yaşlarla kötü sonuçlara sebep olduğundan, hipertansiyon ve kalp hastalarında doktor kontrolünde endikasyonları ve yan etkileri değerlendirilerek yarar-zarar indeksi incelenmeden ve oranı ayarlanmadan kullanılmamalıdır. 2004 yılından günümüze kadar bilinçsiz kullanımından dolay bir çok ölüm vakkası yaşanmıştır. Bu sebeple bir çok ülkede yasaklanmıştır. Epilepsi hastalarında kullanımıda sakıncalıdır. Sinir uçlarından seratonin salımına neden olmaktadır. Açlık duygusunu azaltmaktaki etkisi ile bilinmekte, bir çok organda tahribata yol açtığında doktor kontrolündeki kullanımların dışında reçetesiz satışı yasaklanmıştır.

Bilindiği gibi 2007 yılında Lida yosun kapsülünün içeriğindede sibutramin maddesi olduğu iddia edilmiş ve rakip firmalar tarafından karalama satış teknikleri kullanılarak asılsız haberler çıkarılmıştır. Kendi ürünlerinin satışları tavan yaparken lida satışları durdurulmuş, bakanlık tarafından tüm lidabayilerinden ve eczanelerden toplatışmış, tetkiklerinin yapılması için çalışmalar başlatılmıştı. Araştırmalar sonucunda %100 bitkisel olarak kabul edilmiş ve tekrar satışa sunulmuştur. Böylece rakip firmalar amaçlarına ulaşamamıştır. 2009 lida yorumları ve satış anketlerinde piyasadaki en etkili termojenik etkiye sahip zayıflama ürünü lida daidaihuadır.

Sinefrin: Sağlık otoriterleri sibutramin ve efedra içeren diyet ilaçlarının ve besin takviyelerinin kullanılmasını önlemek amacıyla birçok araştırma yapmış sonuç olarak bu maddelerin işlevini yapan hem sağlığa zararı olmayan hemde doğal olan ülkemizde yetişmeyen bir turunçgil cinsi olan citrus Aurantiumda ve Amara adlı bitkilerde bulunan sinefrin maddesine keşfetmişlerdir.

Bulunan turunç çiçeği ekstresinin ana vatanı Asya’dır. Termojen etkisiyle termojenik zayıflama sağlamaktadır.

star yldz

kaynak: http://www.lidabayi.com/

Yorum (yok) Yorum yaz!

Tütünü bırakma yolları nelerdir?

27/1/2009 · Kategori: Lida Kanit

 

Zayıflama,

Grup Terapisi,

Hipnoz,

Kişisel çaba ile bırakma,

Farmokolojik tedavi.

 

 

Tütünü bırakmak isteyenlerin yaşadıkları tipik kaygı ve problemlar nelerdir?

Tütünü azaltmak mı, tamamen bırakmak mı? Yoksunluk belirtilerinin daha uzun sürmesine neden olur. Çoğunlukla başarısızlıkla sonuçlanır. Tütün miktarı yine arttırılır.

Ara ara tütün içmek: Vücuda tekrar nikotin etkisini hatırlatır. Zamanla intizamlı olarak içmeye dönüşür. Halbuki tütün içilgöğüssine alışmak daha kolaydır.

Çevre baskısı: Tütünü bırakanların çoğu çevresi tarafından adeta tekrar içmeye zorlanır. Bu, tütün içenlerin bir kişiyi daha kaybetmelerinden kaynaklanan ilginç bir psikolojik durumdur. Ancak kısa bir zaman içinde arkadaşlarınız da tütün içmediğinizi kabullenip sizi rahat bırakacaklardır.

Katran ve nikotin düzeyi düşük (light) tütün içmek: Bu durumda genellikle günlük tütün adedi arttırılarak eski nikotin düzeyi tutturulmaya çalışılır. Zaten “tehlikesiz tütün” yoktur.

Sorumluluğu diğersına yıkmak: Çoğu kişi sevdiği birisi onu desteklemezse tütünyy bırakmaktan kaçar. Hatta deneyip de başarısız olursa diğersını suçlar. Oysa tütünü bırakmak öncelikle kişisel bir problemdir, mutlaka kendinize güvenmeyi başarmalısınız.

Şişmanlama korkusu: Gerçekte tütünü bırakanların sadece 1/3’ü kilo alır ve bu fark gerçekte 3-4 kg. kadardır. Bundan daha fazla alınan kilolar kendine güvensizlikten kaynaklanan, tütünü elde ve ağızda tutmak alışkanlığının yerini alan, abur cubur atıştırma alışkanlığıdır. Oysa, gerçekte tütünü bırakmaktan dolayı ilk günlerde açılan iştah, kısa bir süre sonra normale döner.

Yoksunluk belirtileri: Şiddetli nikotin arayışı, gerginlik, kızgınlık, huzursuzluk, zayıflik, uyku kalitesinin bozulması, iştah artışı ve benzeri belirtiler olabilir. Bu belirtiler geçicidir ve vücudun kendini onardığını gösterir. Örneğin, öksürük ve balgam artışı, solunum yollarındaki titrek tüylerin zehirli maddeleri atmak için görevlerini yerine getirmeye başlamasından kaynaklanır. Yoksunluk belirtileri tütün bırakanların 2/3’ünde görülür. Belirtiler, ilk 72 saat içinde şiddetlidir. 7-10 gün içinde azalarak ortadan kalkar.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Tütün neden zararlı?

27/1/2009 · Kategori: Lida Orjinal

Tütün kullanımı yaklaşık 200 yıl öncesine kadar gidiyor. İlk zamanlarda tütünün sağlığa iyi geldiği düşünülüyordu. Tütünnın zararları 1950’li yıllara kadar çok fazla bilinmiyordu. Ancak, daha sonraki yıllarda yapılan araştırmalar, tütünnın insan sağlığına gerçekten zararlı olduğunu ortaya çıkardı. Tütün dumanında sıhhat açısından zararlı yüzlerce (bu sayı abartılmamıştır) madde bulunmaktadır. Örnek vermek gerekirse, bunların en çok bilinenlerinden birkaç tanesi ; amonyak, terebentin, kadmiyum, insektisitler, naftalin, aseton, arsenik, formal, hidrojen siyanür, radon, polenyum, deterjanlar...

Bunların bir çoğu kanserojendir. Ayrıca tütün ve tütünnın sarıldığı kağıdın yanmasından dolayı açığa çıkan maddeler ve katran da yine konserojen maddeler arasındadır.

Kalıp - Damar sağlığı açısından özellikle tehlikeli olan maddeler ise nikotin ve karbonmonoksittir. Nikotin kalp artışlarını hızlandırır, tansiyonu yükseltir, kan pıhtılaşmasını arttırır. Yani kalbin yükünü ve oksijen ihtiyacını arttırır. Bütün yanma olaylarında açığa çıkan zehirli bir gaz olan karbonmonoksit ise, kandaki oksijen ile birleşerek kanda bulunan oksijen miktarını düşürür. Sonuç olarak nikotin nedeniyle oksijene gereksinimi artmış olan kalp, kanda yeterli oksijeni bulamaz ve işi çok daha zorlaşır.

 

Tütün kullanımı ile doğrudan ilişkisi olduğu kanıtlanmış Zayıflamaları şöyle sıralıyalım: Ağız kanserleri, sindirim sistemi kanserleri, solunum sistemi kanserleri, akciğer Zayıflamaları, kalp ve damar Zayıflamaları, ülser, mesane kanseri.

 

Dünya Sıhhat Örgütü’ne göre dünyada 1 milyar 100 milyon insan tütün içiyor. Erkekleri %47si, kadınların %12’si tütün tiryakisi. Ayrıca, son yıllarda tütün içen kadınların sayısında nispeten daha fazla bir artış olduğu gözlemlenmektedir. Bu da dünyaya yeni gelecek nesillerin sağlığını direkt olarak etkileyecektir. Son rakamlara göre, dünyada yılda 3 milyon kişi tütünya bağlı Zayıflamalar nedeniyle ölmektedir.

Şimdi hemen yeri gelmişken önemli bir mevzuya değinmek gerekiyor. Örneğin; akciğer kanserinin tütünya bağlı olarak meydana geldiği heryerde söyleniyor. Fakat siz daha geçen ay akciğer kanserinden ölen bir tanıdığınızın hiç tütün içmediğini biliyorsunuz ve profesörlerın biraz fazla abarttığını düşünüyorsunuz. Bunun açıklaması şöyle: Akciğer kanserinin 4 türü vardır; hatta bunların da alt grupları vardır. Bunların içinde tütün kullanımı ile doğrudan ilgili olanlar (%60) zaten en sık görülen kanser türleridir. Tütün ile ilgisi olmayan ise, çok daha az oranda görülen bir kanser türüdür.

 

İngiltere’de yapılan bir incelemeye göre günde 20 tütün’dan fazla içenlerin %40’ı, daha emeklilik yaşına gelmeden ölmektedir. Oysa tütün içmeyenlerde bu oran %15’dir.

 

Bir de pasif içici kavramı var. Tütünü içen kişi, eğer filtreli tütün içiyorsa, bu filtre bir miktar zararlı maddenin geçişini engelleyebilir. Halbuki tütünnın ucundan havaya karışan duman hiçbir süzgeçten geçmediği için daha tehlikelidir. Yani uzun süre bu dumana maruz kalan ve pasif içici denilen kişiler de tehlike altındadır. Ayrıca unutmamak gerekir ki, tütünü içen kişi de havaya yayılan bu dumanı yine solumaktadır. Tütün içilen evlerdeki küçük çocuklarımız bronşit ve zatürre gibi solunum yolu Zayıflamalarına daha sık yakalanırlar. Pasif içici olduklarından akciğer kanseri açısından risk grubundadırlar ve ileride tütün içmeye daha çok eğimli olurlar.

Özellikle gelişmiş ülkelerde kamuoyuna yansıyan bu sonuçlar ve alınan tedbirler sonucunda tütün kullanımı %50 ye varan oranlarda azaltılmıştır. ABD, İngiltere, Kanada bu mevzuda başarılı ülkeler arasındadır.

 

Öte yandan, aynı zamanda tütün üreticisi olan bu ülkeler, gelişmekte olan ülkelerde edindikleri pazarlarını büyütme çabası içindedirler.

 

 

Tütünü bırakan bir insanın vücudunda ne gibi olumlu gelişmeler olur?

20 dk sonra tansiyon ve nabız normale döner.

8 saat sonra vücut kendini yenilemeye başlar. Kan oksijeni normal düzeye çıkar.

24 saat sonra kalp krizi riski azalmaya başlar. 1 yıl sonra yarıya düşer.

48 saat sonra duyu organları iyi çalışmaya başlar. Tat ve koku duyusu düzelir. Cilt kendini yeniler.

72 saat sonra Akciğer kapasitesi artar, solunum rahatlar.

2 hafta sonra efor kapasitesi artar (Yürüme, merdiven çıkma…).

1-9 ay içinde akciğer hücreleri yenilenir. Akciğer Zayıflamaları (zatürre gibi) riski azaltır. Öksürük, nefes darlığı düzelir.

5 yıl sonra ağız, boğaz, yemek borusu kanserleri riski %50 azalır.

Pankreas, mesane, rahim kanseri riski azalır.

Sindirim sistemi ülseri riski azalır.

Tütün gebelikten önce ya da gebeliğin ilk 3 ayında bırakılırsa erken gebe riski ve düşük gebe kilolu bebek doğurma riski, içmeyenlerdeki düzeye iner.

Koroner kalp zayıflamayı riski tütünnın bırakılmasından 15 yıl sonra tütün içmeyenlerin düzeyine iner.

Aynı evde yaşayan küçük cocuklar ve bebeklerin, solunum yolu Zayıflamalarına yakalanma riski azalır.

 

 

Tütün içen bir kişiyi bırakmaya iten nedenler nelerdir?

Tütünya bağlı bir zayıflamayın ortaya çıkması.

Fiyatın pahalı gelmesi.

Tütünnın zararları hakkındaki yayınlar.

Çevresi tarafından bırakmaya yönelik teşvik, kınama.

Kapalı yerlerde tütün içiminin yasaklanması.

 

Gelişmiş ülkelerde tütünnın zararları hakkındaki yazılar, tütünnın fiyatı, kınama ve yasaklamalar etkili olmaktadır; ancak, bizim insanımızı bir zayıflamayın ortaya çıkması daha çok etkilemektedir. Örneğin, kalp krizi geçirmiş veya by-pass ameliyatı olmuş hastaların tütünü bırakma oranları yüksektir ve başarılıdır.

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!